Biz yetişkinler pek çok bilgi de deneyime sahibizdir. Ve bunları çocuklarımıza aktarmak için büyük bir çaba
harcarız. Ama unuttuğumuz bir nokta vardır. Çocuklar için en sağlıklı, en kalıcı ve en anlamlı bilgi kendilerinin
yaşayarak, deneyerek elde ettikleridir. (Aslında bu, biz yetişkinler için de geçerlidir). Bizim onlara öğretmeye
çalıştığımız bilgileri tam olarak anlayamazlar ancak "ezberleyebilirler". Örneğin, biz bir çocuğa "Top zıplar" diye bir
bilgi verebiliriz. Ama bu konu ile ilgili gerçek bilgiyi çocuk ancak top şeklinde gördüğü değişik nesneleri yere atarak
zıplatmaya çalışarak edinecektir. Böylece çocuk topların hangi özelliklerinden dolayı zıpladıklarını, başka hangi
nesnelerin zıplayacağını ve hangi tür topların zıplayamayacağını GERÇEKTEN öğrenir. Okulumuzda çocukların
bu tür deneyleri yapabilmeleri, kendi gerçeklerini oluşturmaları için mümkün olan her fırsattan yararlanılmaktadır.